MİKROKÜRELER
Seda KURT, Prof. Dr. Gökhan ERTAN
Ege Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Eczacılık Teknolojisi Bölümü Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı 35100 Bornova/İzmir
GİRİŞ
Mikroküreler içlerindeki etken maddenin moleküler düzeyde ya da makroskopik partiküller halinde disperse edildiği, birkaç μm"den mm boyutlarına kadar değişen çap dağılımına sahip, katı, küresel, partiküller şeklindeki kontrollü salınımı sağlayan ilaç taşıyıcı sistemlerdir. Burada "Kontrollü salım" deyimi; 1-Etken maddenin salınım hızının 2-Etken maddenin vücuttaki biyolojik dağılımının kontrol edilmesini ifade etmektedir. Dolayısıyla mikroküreler, Hem oral hem prenteral yolla sürekli etki elde edilmesi, İ.m., i.p., s.c., perkütan, intra-artiküler, oftalmik veya nazal yolla bölgesel kontrollü etken madde salımı, Kan dolaşımına enjeksiyonla etken maddenin etki yerine hedeflendirilmesi, için kullanılabilmektedir. Böylece etken maddenin dozunun düşürülmesi ve yan etkilerinin azaltılması amaçlanmaktadır.. mikrokürelerin etki yerine hedeflendirilmesi iki farklı yolla sağlanabilmektedir. Birincisi, ilaç taşıyıcı sistemin yapısı ve bileşiminden bağımsız olarak i.v. enjeksiyondan sonra vücuttaki doğal dağılımı ile oluşan pasif hedeflemedir. Bu şekilde hedeflemede mikroküreler retiküloendotelyal sistem(RES) tarafından tutulurlar. Büyük partiküller ( 7μm) akciğerlerde tutulurken orta çaptaki partiküller( 100 nm, 7μm) karaciğer ve dalağa yönlenirler. İkinci yol ise, belirli hücre ve reseptörlere özgü monoklonal antikorların mikroküre yüzeyine bağlanması ile sağlanan aktif hedeflemedir. Bu, çok spesifik bir yaklaşımdır. Mikroküre yüzeyine takılan, spesifik tanıma özelliğine sahip biyomoleküller ile vücudun istenilen bölgesine hatta spesifik hücrelere hedefleme yapmak mümkündür.
Bunların dışında mikroküreleri manyetik partiküller ile yüklemek de dolaşım sistemine verdikten sonra vücut dışından yönlendirerek istenilen bölgeye hedeflemeyi mümkün kılmaktadır. Bu sistemlerin bilimsel araştırmalarda çoğunlukla uygulandıkları alanlar şunlardır: Kanser kemoterapisi Kardiyovasküler uygulamalar İnsülin ve diğer peptid/protein salım sistemleri Kontraseptif uygulama(özellikle hormon salımı) Enfeksiyonların tedavisi *Antiviral ajanlar *Antibiyotikler *Antifungal ajanlar *Antiparaziter ajanlar Bağışıklık kazandırma
MİKROKÜRELERİ HAZIRLAMA YÖNTEMLERİ
Mikrokürelerin(manyetik olmayan) hazırlanmasında pek çok farklı maddenin Kullanıldığı çeşitli teknikler vardır: 1.Çözücü buharlaştırma yöntemi 2.Protein jelleştirme yöntemleri a)ısı ile denatürasyon b)kimyasal yolla çapraz bağ oluşturulması c)desolvasyon 3.Emülsiyon polimerizasyonu yöntemleri a) Epiklohidrin ile çapraz bağ oluşturulmuş nişasta mikroküreleri b) Çapraz bağlı poliakril mikroküreler.
GENEL BİLGİLER
Bu çalışmada çeşitli şekillerde hazırlanan mikroküreler incelenmiş ve hangi etken madde ve polimer ile hazırlandıkları gözden geçirilip, bunlarla ilgili çeşitli grafik, şema ve fotoğraflar verilmiştir. Bu yapılan derlemenin amacı mikroküreler hakkında genel bir bilgi verilmesi ve yapılan bazı çalışmaların incelenmesidir.
W. IWADA ve arkadaşları(1)(Kyoto Üniversitesi Biyomateryal ve Tıbbi Polimer Araştırma Merkezi) tarafından kasım 1989 tarihinde yayımlanan ve hidrofilik ilaçlar içeren Laktik asit oligomer mikroküreleri ile ilgili araştırmalarında, hidrofilik ilaçlar içeren biyolojik olarak parçalanabilir laktik asit oligomer mikrokürelerinin hazırlanışı için yeni bir metot geliştirilmiştir. Mikroküreler Y/Y emülsiyonlarından buharlaştırma ile çözücünün uçurulması vasıtasıyla elde edildi. Dispers faz için kullanılan çözücü asetonitrildi. Doksorubisin HCl (ADR) ve insülin 80%"den 90%"a yüksek tutulma yeterliliği ile mikroküreler içinde başarılı bir şekilde hapsedildi ve salınım profiline önemli bir ani etki eşlik etmedi. İlaçların mikrokürelerden salınım oranları büyük ölçüde ilaçların başlangıç yükleri ve laktik asit oligomerlerinin moleküler ağırlığı tarafından etkilendi. İnsülinle yapılan invitro çalışmalarda serbest bırakılan oranlar 5 ile 7 günden sonra oldukça düşüktü ve bu değer birinci günün sonundaki serbest bırakılma oranının 20%"si kadardı(Şekil-1).
Figure 1-a: Effects of the molecular weight of L-lactic acid oligomer on the release profiles of ADR loaded ADR-loaded L-lactic
Kaynak: veribaz.com - Türkiye'nin veri bankası |